Kalp Yetmezliği Hakkında

Vücudumuzdaki tüm canlı doku ve organlar için gerekli oksijeni ve besini taşıyan kan, kalp kasılması ile tüm vücuda dağılır ve dokulara ulaşır. Burada kalp bir pompa vazifesi görür. İnsan vücudu yaklaşık 4-6 litre kan ihtiva eder. Kalp küçük bir organ olmasına karşın her gün yaklaşık 7500 litre (7.5 ton) kan pompalar. Kalp yetmezliğinde ise kalp çalışmaya devam eder, ancak kalbin kasılma yeteneğinin kaybolması sonucu yeterli miktarda kanı dokulara pompalayamaz (ulaştıramaz). Kalbin, vücudun ihtiyacını karşılayacak düzeyde kanı pompalayamamasına kalp yetmezliği denir. Kan akımındaki yetersizlik sonucu böbrek su ve tuz tutulumunu artırır. Kol, bacak ve akciğer gibi organlarda sıvı birikimi sonucu kalp yetmezliği belirtileri ortaya çıkar. Kalp yetersizliği, altta yatan sebebe bağlı olarak her yaşta görülebilir. Ancak 45 yaş üzerindeki insanların %2,5’inde, 65 yaşın üzerindekilerin ise yaklaşık %10’unda görülmektedir. Dünyada ve Türkiye’de hastaneye yatış ve ölüm nedenlerinin başında gelmektedir. Son evre ilerlemiş kalp yetersizliğinde hastalar tedavi edilmezler ise yarıdan fazlası teşhis edildikten sonra 1 yıl içerisinde kaybedilirler.

Kalp Yetmezliğinin Tanı ve Belirtileri

  • Göğüste ağrı,
  • Kesik kesik nefes almak,
  • Halsizlik,
  • Yorgunluk,
  • Çabuk yorulma,
  • Basit hastalıklara (nezle, soğuk algınlığı gibi) direnç gösterememek,
  • Ayak bileklerinin şişmesi,
  • İştah azalması nedeni ile kilo kaybı,
  • Sık sık idrara çıkmak,
  • Kalbin ritminin bozulması ve hızlı kalp atışı,
  • Akciğerlerde kan birikmesi​

Kan dokulara yeterince ulaşamadığından dolayı hasta yokuş ya da merdiven çıkar iken zorlanır, sık sık dinlenmek zorunda hisseder, ayak bileklerinde şişlik(ödem) oluşur. Şiddetli durumda nefes darlığı ile birlikte morarma artar. Bununla beraber akciğerde kan birikimi oluşabilir. Tüm bu belirtilere rağmen ancak kalp yetmezliği muayene ve yapılan testler sonucu anlaşılabilir. Bazen kalp yetmezliği olduğu halde hiçbir belirti olmayabilir.

Kalp Yetmezliğinin Tedavisi​

Tedavinin ilk aşaması hastanın beslenme yaşam tarzında değişiklik ile başlar. Yağ ve özellikle de tuz alımını önemli miktarda azaltmak yapmak gerekir. Tuz, vücutta su tutumunu arttırdığı için vücuttaki şişliğin azalmasını engeller. Eğer tuz az alınır ise idrarla su atımı artar ve şişlik azalır. Böylece kalbin yükü azalır. Kalp yetmezliği olan hastalar ağır güç gerektiren yorucu işlerden uzak durmaları gerekir. Ama nasıl ki hareketsiz yaşam süren bir insan güç ve kondisyon kaybı yaşıyorsa kalp kası da güç kaybeder. Bunu önlemek için doktor kontrolünde egzersiz programı uygulanmalıdır. Tedavide ikinci aşama ise ilaçlarla yapılır.  Üçüncü aşama ise; ritim bozukluğunu giderici cihazlar ve kalp yetersizliğine sebep olan hastalığa yönelik düzeltici ameliyatlar (koroner baypas, kapak ameliyatı vb.) uygulanabilir. Ancak son evre kalp yetersizliğinin tedavisinde bu yukarıda bahsedilen tedaviler uygulanmasına rağmen düzeltilemiyor ise en etkili tedavi yöntemi kalp nakli ve kalbin çalışmasını destekleyecek yardımcı yapay kalp cihazlarıdır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top