Kalp Nakli Yapılan Hastaların Dikkat Etmeleri Gereken Hususlar

Kalp nakli ile hastalar ikinci bir hayat şansı elde ederler. Kalp nakli gerçekleştirilen kişiler, birkaç ay sonra normal hayatlarına hatta işlerine geri dönebilirler. Ancak bu ikinci hayatlarında hastalar nakil edilen organlarını ve genel sağlıklarını daha özenle korumak zorundadırlar. Yeni kalplerine itina gösterirlerse uzun yıllar sağlıklı ve daha iyi yaşam kalitesine kavuşmuş olurlar.

Vücut, nakledilen organları yabancı bir cisim olarak algılar ve saldırıya geçer. Vücudumuzdaki bağışıklık sistemi dediğimiz karmaşık bir sisteminin hücreleri, soğuk algınlığına sebep olan vücuda giren herhangi bir virüs veya bakteriye saldırır gibi vücut dolaşım sistemi ile bağlantılı olarak nakledilen organın dokularına saldırıp hasar vermek ister. Bağışıklık hücrelerinin yeni kalbe saldırmasına rejeksiyon diyoruz.  Rejeksiyon denilen bu olay genellikle organ naklini takip eden birkaç hafta içerisinde görülür.  Ancak aylar hatta yıllar sonra da böyle bir tepkiyle karşılaşılabilir.  İşte bu sebepten dolayı, organ nakli yapılan hastalar geri kalan hayatları boyunca bu anti-rejeksiyon (immünsupresif) ilaçlarını almak zorundadırlar. Organ nakillerinin başarılı olması hastaların doktor tavsiyesini dinleyip bu ilaçları tavsiye edilen dozda, saatinde, hiç aksatmadan kullanmalarına bağlıdır.

Vücudunuzun, nakledilen organa olan tepkisini azaltmak için:

İlaçlarınızı doktorunuzun tavsiyeleri doğrultusunda almalısınız. Yeni kalbinize vücudun reaksiyon göstermemesi için kullanmak zorunda olduğunuz ve sizin için çok önemli olan immünosupresif ilaçlarınız:

  • Sandimmun-Neoral (Siklosporin- A) veya İmuran veya Prograf (Takrolimus)
  • Cell-cept (Mycophenolate Mofetil) veya My Fortic
  • Deltakortil (Prednisolon)

Diğer ilaçlarınız da önemli olup, onlar da zamanında içilmelidirler. İlacınızı almayı   hiçbir zaman   ihmal etmeyin ve ilaç dozunu kendi kendinize değiştirmeyiniz. İlacınızı her gün aynı saatlerde almaya çalışınız. İlacınızı bol su ile içiniz (En azından bir dolu bardak). Yukarıdaki ilaçlara ilave olarak hekiminiz ek ilaçlar verebilir.

İlacınızı almayı unutursanız hatırladığınız anda hemen alın. Eğer bir sonraki ilacınızı alma vaktinize çok yaklaştıysanız unuttuğunuz dozu almayın ve normal dozunuzu ve ilaç alma saatinizi değiştirmeyiniz. Almakta olduğunuz herhangi bir ilacı doktorunuzun tavsiyesi ile bırakmak gerektiğinde, immünosupresif ilaçlara yapacağı etkileşimi irdeleyin.

Tatil günlerini ve yapacağınız seyahatleri göz önünde bulundurarak ilaç stoklarınızı ayarlayınız. Doktor tavsiyesi olmadan alacağınız ilaçlarda anti-rejeksiyon ilaçlarıyla olan etkileşimini araştırın, mümkünse doktorunuza danışmadan yeni bir ilaç almayınız. Lokman hekim ilaçlarından kesinlikle uzak durun!!!!!!!!

İlaçlarınız greyfurt suyu ile birlikte içmemelisiniz. Greyfurt suyu ilaçlarınızın etkilerini değiştirebilir. Olumsuz sonuçlara sebebiyet verebilir (bilhassa Siklosporin ve antihistaminik ilaçların, kolesterol düşürücü ilaçların etkilerini arttırabilmektedir). Doktor ziyaretlerinizde mutlaka organ nakli yapıldığını yeni doktorunuza bildirin. Yeni yan etkiler oluşursa ya da bir enfeksiyon olursa mutlaka doktorunuza bildirin.

Rejeksiyon Durumunda:

Bağışıklık hücrelerinin yeni organa saldırıp öldürmemesi için verilen yukarıda adları yazılı reddi önleyici ilaçlar; Cyclosporin, Prograf, İmuran, Cell-Cept (My fortic), Prednison (deltacortil) gibi ilaçlar düzenli olarak alındığı halde bazen bağışıklık hücreleri yeni kalbe saldırabilir. Hemen hemen bütün hastalar en az bir veya daha fazla rejeksiyon geçirebilirler. Bu durumda hiç vakit kaybetmeden buna yönelik ilaçlar başlanır. Bu ilaçlar bir süre sonra yavaş yavaş rejeksiyon geçerken, dozajı düşürerek tedaviye devam edilir. Sonuç olarak rejeksiyon önleyen ilaçları hayatınızın geri kalan tüm zamanlarında sürekli almak zorundasınız. Dozajları azalabilir fakat hiçbir zaman, atlanmamalı ve bırakılmamalıdır. Rejeksiyon ameliyattan sonra ilk altı hafta içesinde daha sık görülebilir. Daha sonraki zamanlarda olma ihtimali azalır. Fakat ileriki zamanlarda da her an olabilir. Bunun için periyodik kontrollere aksatmadan devam etmek gerekir. Rejeksiyon durumunda bağışıklık sisteminiz yeni kalbinize hasar vermeden erken aşamada rejeksiyonu tespit etmenin tek yolu, sıklıkla kontrol altında olmaktır. Doktorlarınız rejeksiyon olup olmadığını ilk birinci sık muayenelerle, kan testleriyle ve eko çekimleriyle ve biyopsi yapılarak teşhis ederler. Daha sonraki yıllarda kontrol zamanlarının aralığı uzatılabilir.

Enfeksiyonlar:

Bağışıklık hücrelerinizin, yeni kalbinize saldırmasını önleyen ilaçlar, aynı zamanda vücuda, dolaşım sistemine giren bakteri, virüs, parazit ve mantar gibi vücuda zarar verecek hastalık yapacak canlılara saldırıyı da önlediğinden hastanın vücudu korumasız kalır. Rejeksiyon durumlarında yüksek dozda ilaç alındığından, bu risk daha fazla olur. Ameliyat sonrası ve rejeksiyon durumlarında hastanın steril koşullarda bakımı ve azami hijyen sağlanarak korunması ve bakımı gerekir.​

Rejeksiyonu önleyici ilaçların Sürekli kullanımına bağlı olarak oluşabilecek diğer hastalıklar:

  • Yüksek Tansiyon; Sürekli takip edilmelidir. Gerekirse doktorunuz tansiyon düşürücü ilaç yazabilir. Yüksek tansiyon takip edilip kontrol altına alınmaz ise, böbreklere, kalbe, damar sistemine ve beyne zarar verebilir. Felçlere, kalp krizine neden olabilir.
  • Şeker: İlaçlara bağlı olarak kan şekeriniz yükselebilir. Özellikle beslenmeye dikkat edilmeli.
  • Yüksek kolesterol; Kolesterolü kontrol altına alacak reçete verilerek önlenir.
  • Yeni jenerasyon ilaçların kullanımı ile sıklığı azalmış olmak ile birlikte bazı kanser türlerinin ortaya çıkması (Lymphoma ve deri kanserleri gibi): Doktor tarafından ilaç dozları azaltılarak önlenir.
  • Osteoporosis (Kemik erimesi); bu hastalık kötü beslenme, hareketsizlik, prednison ve diğer rejeksiyon önleme ilaçlarına bağlı olarak kemiklerin incelmesi olup testlerle teşhis edilebilir.
  • Görme: Görme bozukluğu durumunda göz doktoruna giderek katarakt ve glokom testleri yapılır.
  • Böbrek hastalıkları; Düzenli kan ve idrar testleri yapılarak böbrek fonksiyonları takip edilmelidir. Önlem olarak ilaç düzeyi azaltılır. Bol su içilerek hasarın oluşması önlenir.

Vitaminler, mineraller, antibiyotik ve antiviral ilaçlar:

Bactrim: (Trimetoprim-Sülfamemetoksazol)

İmmünosupresif ilaç alan hastalarda sıkça görülen pneumocystic carini pneumonia ‘yı önleyicidir. Bazı yan etkileri görülebilir; Cyclosporine ile etkileşime girebilir ve kan düzeyini düşürebilir. Nadir de olsa bulantı ve kusmaya sebep olabilir. Alerjisi olanlar 6. aya kadar bu ilaç yerine hekiminiz başka ilaçlar verebilir.

Waltrex:

Organ nakli sonrası görülebilen Cytomegalovirus (CMV) ve Herpes Zoster, Herpes simplex gibi Viral enfeksiyonların önlenmesinde kullanılır.

Mycostatin:

Yüksek dozda bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar alırken ağız içinde mantar enfeksiyonlarının oluşmasına engel olur. Günde 4 kez 5cc- ağızda gargara yapılacak ve yutulacak. Prednisolon (Deltakortil) kalması gereken düzeye düştüğünde doktorunuzun kararı ile kesilebilir.

Folik Asit:

Kırmızı kan hücre sayısını arttırmak için demir ile birlikte işlev görür.

Folik asit ile etkileşen bir demir bileşimi. Demir ve Folik asit vücudunuz için gerekli olan besini vererek, kırmızı kan hücrelerinin artmasına yardımcı olur. Ameliyat sonrası demir sadece kan değeri normale gelene kadar verilir. Yan Etkisi: Kabızlık.

Omeprol: (Omeprasol) 20mg.

Yoğun ilaç kullanımına karşı mideyi koruyucu olarak kullanılır.

Aşağıdaki durumlarda doktorunuzu haberdar ediniz

  • Uzun süren 37.5 C üstü yüksek ateş olduğunda,
  • Halsizlik, çabuk yorulma, nefes darlığı, yüksek seyreden tansiyon
  • Bir iki gün içinde süratle kilo almak.
  • Dokuda su birikmesi.
  • Kalp ritim bozukluğu.
  • Sebebi bilinmeyen bayılma durumu
  • Bir günden fazla devam eden ishal, kanlı ishal.
  • İki günden fazla devam eden kabızlık.

Yaşam tarzınız nasıl olacak:

İlk haftalarda ve aylarda bol bol dinlenin. Yemeklerden sonra en az yarım saat istirahat gerekir. Yürüyüşler hemen yemek sonrası olmamalı. Organ nakli sizin normal bir hayata geri dönmenizi sağlayabilir. Uzun süredir sağlık sorunları yaşadıktan sonra organ nakliyle gelecek olan yeni hayatınızda sağlığınıza önem vermeniz gerekmektedir.  Bu konu oldukça önemlidir, çünkü organ nakillerinden sonra organ naklinden önce yaşadığınız sağlık sorunlarını tekrar yaşamamak için yeni kalbinizi ve sağlığınızı iyi korumalısınız.

Beslenme:

Taburcu olmadan evvel hastanemizdeki diyet bölümüne uğrayıp diyet uzmanlarımızdan kendi kilo, boy ve yaş durumunuza uygun diyet programınızı alınız ve verilen diyeti aynen uygulayınız (Özellikle, Tuz, Şeker, karbonhidratlı gıdaları azaltınız). Muhtemelen organ naklinden sonra iştahınızın açıldığını hissedeceksiniz; özellikle organ naklinden önce rahatsızlığınız uzun süreyle olduysa.  Sağlıklı beslenme organ naklinden sonra gelen iyileşme sürecinizde tedavinizin bir parçasıdır.  Bazı anti-rejeksiyon ilaçları iştahınızı çok arttıracağından nakilden sonra hızlı kilo alabilirsiniz. Böyle durumda doktorunuzu haberdar ediniz ve ilaç dozlarınızı yeniden ayarlayabilirler. Bilinçli beslenme ve az yağlı ve şekerli, fiber yoğun bir diyet ile beslenmeniz tavsiye edilir. Beslenmeniz hakkında sorularınızı ayrıca doktorunuza sorabilirsiniz.  Ameliyattan sonra haftada bir kez tartılmanız tavsiye edilir. Günde bir kez kan basıncı (Tansiyon) takibi yapılmalı. Tansiyonunuzu yükseltebileceği için tuz tüketimini azaltmalısınız. Her konuda olduğu gibi beslenme konusunda da doktorunuzun tavsiyesine uymanız gerekmektedir. Tek yönlü beslenmeden kaçınınız. Tuzlanmış, tütsülenmiş, kurutulmuş etler ve yiyeceklerin, konserve edilmiş, dondurulmuş gıdaların yenilmemesi gerekir. Et süt, tavuk, hindi, balık, süt ve süt ürünleri, taze ve günlük olarak alınmalıdır. Yiyecek ve içeceklerinizin taze, temiz ve hijyen kuralların uygun olarak hazırlanmış ve iyi pişmiş olmasına dikkat edilmelidir (bilhassa etler iyi pişmeli). Hazırlanan yemekler günlük olarak tüketilmelidir. Uygun olmayan koşullarda beklemiş, bayat, bozuk, küflenmiş olmamalıdır. Marketlerden aldığınız gıda maddelerinin mümkünse kapalı vakum ambalajlı olanlarını tercih ediniz.

  • Sıvı ve tuz kısıtlaması
  • Na+(sodyum) miktarı fazla yiyecekler.
  • Protein alımında kısıtlama.
  • Kalori kısıtlaması.
  • Konsantre karbonhidrat kısıtlaması (su miktarı azaltılmış zenginleştirilmiş gıdalar)
  • Kolesterol ve yağ kısıtlaması
  • Kafein kısıtlaması.
  • Beyin, sakatatlar, kurutulmuş meyve, şekerli yiyecekler, çikolata, krema, unlu gıdalar vs kısıtlanması.
  • Alkol Kısıtlaması yapılmalıdır.

Sıvı ve tuz kısıtlaması:

Prednisolon alımı tuz ve sıvıyı vücutta tuttuğu için tuz kontrollü kullanılmalıdır. Tuz ve buna bağlı olarak vücutta, arter ve damarlarda, fazla su tutulmasına sebep olur. Bundan sakınmak için her ikisini de azaltmalısınız. Sıvıyı almak için, meyve suyu yerine meyve yiyiniz. Tuz kısıtlamasını doktorunuz reçetelendirebilir. Sodyum miktarı fazla olan yiyecekler: Hazır soslar, hazır çorbalar, konserveler, domates salçası, tuzlu peynirler, dondurulmuş bezelye, tuzlanmış balık, ançüez, sucuk, pastırma, sosis, salam gibi et ürünleri, tuzlu veya tuzsuz kuruyemişler, tarhana çorbası, ketçaplar, bisküvi, kraker, tuzlu galetalar, tuzlu tereyağları, her türlü hazır gıdalar ve hazır içecekler, tuzlu ekmek, pide, kraker, mısır ekmeği, cipsler, turşular, mayonezler, Baharatlı yiyeceklerdir.

Protein alımı:

Ameliyat sonrası yaraların iyileşmesi için kısa bir müddet protein değeri yüksek yiyecekler verilebilir. Fakat verilen protein miktarı, böbreklerin çalışma fonksiyonuna bağlı olarak değiştirilebilir. Ameliyat yaralar iyileşince proteince zengin beslenmeye gerek yok.

Kalori kısıtlaması:

Aldığınız toplam kalori, kilonuzu koruma, arttırma ve düşürmek gibi sebeplerle diyet uzmanlarınca ayarlanmalıdır. Aşırı kilo kalbin çalışma yükünü arttırır. İlaç tedavisi, açlığa fazla yemeğe ve kilo almaya sebep olabilir. Bu nedenle aldığınız toplam kaloriye dikkat etmelisiniz. Aşırı kilo aynı zamanda kandaki yağlanmaya sebep olur. Bu yağlanma kalbinizdeki kan damarlarının daralıp tıkanmasına sebep olur. Günlük olarak aldığınız toplam yağ miktarının kalori değeri, günlük ihtiyacınız olan kalorinin % 30’undan fazla olmamalıdır.

Besin hijyenini sağlayabilmek için aşağıdaki hususlar çok önemli:

Yemekleri hazırlayacak olan kişi yemek yapmaya başlamadan evvel ellerini sıvı sabunla güzelce yıkamalıdır. Buzdolabında muhafaza ettiğiniz ürünü vakumlu ambalajından çıkardığınızda kapağı da cam olan saklama kabında muhafaza ediniz. Sebze ve meyvelerinizi yıkama kabı içeresinde bol su ile yıkayınız. Çiğ tüketeceğiniz sebze ve meyvelerinizin son suyuna %5 sirke koyarak çalkalayabilirsiniz. Yemek hazırladığınız ve yiyeceğiniz kaplar, çatal kaşık, bıçak, bardak, tabak, kâse, gibi mutfak eşyalarınız mümkünse bulaşık makinasında yüksek ısı ayarında yıkanmalıdır. Tedavi gören kişi daima kendisine özel bardak, çanak, tabaklarından yiyip içmelidir.

Spor ve egzersiz:

Kalp nakli ameliyatından sonra vücudunuza kuvvet kazandırmanız iyileşme sürecinizin en önemli parçalarından birisidir. Hastanede fizyoterapistlerin yaptırmış olduğu günlük egzersizlere sabah ve akşam aynen devam ediniz. Nakil ameliyatından sonra hangi seviyede spor yapabileceğinizi ve nasıl başlayacağınızı mutlaka doktorunuza danışınız.  Düzenli bir spor planı yapın ve aksatmadan uygulayın.  Spor yaparken unutmayın ki, geçirdiğiniz uzun süreli rahatsızlıktan dolayı vücudunuz zayıflamıştır ve eski kuvvetine kavuşması zaman alacaktır.  Yürüme başlangıç için iyi bir seçenek olacaktır.  Yürüyüşler hemen yemek sonrası olmamalıdır. En azından iki saat dinlendikten sonra spor amaçlı yürüyüş yapabilirsiniz. Spor yaparken aşırıya kaçmamalısınız. Eğer göğsünüzde bir ağrı, nefesinizde ani bir kesilme, baş dönmesi veya kalp atışlarınızda bir düzensizlik hissederseniz mutlaka doktorunuza danışınız. Akşam yemek yedikten sonra en erken dört saat sonra uyuyabilirsiniz.

Sigara, alkol:

Sigara veya alkollü içki kullanıyorsanız, organ naklinden sonra mutlaka sigarayı ve içkiyi bırakmalısınız. Sigara ve alkollü içki kullandığınız taktirde, kalp rahatsızlığı riskiniz ve diğer organlara vereceği zarar ilaç kullanımları nedeniyle artacaktır. Bu durum ise tedavinin başarısızlığına hatta rejeksiyona (organın reddine) neden olacaktır.

Enfeksiyondan Kaçınmanın Yolları:

Anti-rejeksiyon ilaçlar vücudun bağışıklık sistemini azalttığı için organ nakli yapılan hastalar bakteri ve mikroplara karşı hassaslaşırlar.  Hastalık kapma riskini azaltmak için hijyene çok önem verilmelidir. Sık sık el yıkanmalıdır. Yemek öncesi ve sonrası muhakkak ellerinizi yıkamalısınız. El ve ayaklarda mantar oluşumu önlemek için sık sık kontrol edilmelidir. Her gün çamaşır ve havlu değiştirilmelidir. Çamaşırlar otomatik makinada yüksek dereceli sıcak su ile yıkanmalıdır.

Diş ve ağız sağlığı:

Dişler her yemekten sonra yumuşak bir diş fırçası ile tam koruma sağlayan bir diş macunu ile fırçalanmalıdır. Daha sonra nystatin (Mycostatin) içeren ağız gargarası ile çalkalanmalıdır (bu gargara, operasyondan sonraki ilk 6 ay kullanılmalıdır). Diş çekimi veya kanal tedavisi gibi yüzeysel olmayan tedavilerden önce antibiyotik ilaç kullanmalısınız.

Evcil Hayvanlar:

Mümkünse evinizde evcil hayvan beslemeyiniz. Temas sonrası mutlaka elleriniz yıkayınız. Evcil hayvanlarınızın beslenme kaplarını ve yerlerini sizin yemek yediğiniz bölgeden uzak tutun. Evcil hayvanların temizliği sırasında eldiven kullanın kuşlarla ve kümes hayvanları ile temastan kaçının.

​Seyahat:

Ameliyattan sonra doktorunuzun bir itirazı yoksa seyahat etmenizde hiçbir sakınca yoktur.  Ancak özellikle yurtdışı seyahatlerinizde dikkat etmeniz gereken bazı hususlar vardır:

  • Kirli su ve yiyeceklerin olduğu, arıtma sistemlerinin eksik olduğu ülkelere gitmekten sakınınız
  • Hijyenden şüphe duyduğunuz yerlerde musluktan su içmekten, buzdan, kabuklu deniz ürünlerinden, soyulmamış yiyeceklerden ve az pişmiş etlerden kaçınınız
  • Seyahatiniz boyunca size yetecek kadar ilaç aldığınızdan emin olunuz.  Bazı ülkelerde ilacınızı temin etmek zor olabilir.
  • Valizinizin kaybolma riskini göz önünde bulundurarak ilaçlarınızı yanınıza alın.
  • Bazı ülkelere seyahat etmeden önce aşı olmanız önemle tavsiye edilir. Organ naklini gerçekleştiren merkezinizde kullanılması güvenli olan aşı listesini temin edebilirsiniz.
  • Doktorunuz her yıl grip aşısı olmanızı isteyebilir. (Canlı virüs aşısı olmayınız)
  • Sıtma hastalığının yoğun olarak görüldüğü ülkelere seyahat ederken yanınızda sıtma ilacı bulundurmanız gereklidir.  Güvenle alabileceğiniz, size uygun bir sıtma ilacı için doktorunuza danışınız.

Güneşten korunma:

Güneşten korunmak için bazı basit önlemler alabilirsiniz;

  • Yüksek koruyucu özelliği olan güneş yağları kullanabilirsiniz.  Yüzünüz, boynunuz, kulaklarınız ve elleriniz gibi güneşe en çok maruz kalan organlarınızı gün de birkaç kez yağlayarak önlem alabilirsiniz.
  • Saat 10:00 – 15:00 arasında güneşli yerlerde durmayın ve güneşte dolaşmayın.
  • Uzun sürelerle güneş altında durmak zorunda kalırsanız uzun kollu gömlek, pantolon ve şapka giyiniz.
  • Cildinizde değişim gösteren farklı oluşumlar, renk değişimi, ya da var olan bir nevus (ben)’in birdenbire büyümesi veya farklı şekil alması durumunda uzman hekime başvurunuz.

KALP NAKLİ OLAN HASTALARIN YAPTIKLARI HATALAR

  1. İlaçlarını vaktinde almamaları (30 dakika veya daha geç).
  2. Hasta, ilk operasyon zamanındaki kilosundan daha fazla kiloya geldiğini   doktoruna söylemez ise İlaç dozu Kg ‘a göre hesaplandığından eksik dozda ilaç almış olur.
  3. Hasta, hiçbir ilacını doktoruna söylemeden değiştirmeyecek yahut bırakmayacak. Başka doktorlarca yeni bir ilave ilaç (başka hastalık nedeniyle) verilmiş ise, bunu muhakkak kendi doktoruna bildirecek ve ilaç etkileşimlerini kontrol ettirecek.
  4. Doktoruna periyodik kontrollerine gittiğinde, muhakkak hasta takip çizelgesini ve ilaçlarını yanında götürmesi gerekir.
  5. Hastalar taburcu olurken diyet bölümüne uğramadıklarından diyet programlarını almadan evlerine gidiyorlar. Yanlış beslenme sonucu bazı hatalar yapıyorlar. Tuz ve kolesterol, şekere, aşırı beslenmeye, diyet uzmanının koyacağı yasaklara dikkat etmiyorlar. Diyet programının alınması konusu hastanın (veya yakınlarının) inisiyatifine bırakılmamalı, taburcu olmadan önceki gün diyet uzmanlarınca odada ziyaret edilerek imza karşılığı teslim edilmelidir.
  6. Hastanın, akut rejeksiyon durumunda tuzsuz diyet uygulanmalı, besin hijyenine ve genel temizlik koşullarına, infeksiyonlara karşı daha dikkatli olması gerekir.
  7. Hastaların rehabilitasyon süresince fizik tedavi uzmanlarınca verilen egzersiz programlarını uygulamaları sağlanmalı, kendilerine bunun önemi anlatılmalıdır.
  8. Stresten uzak kalabilmeleri için yakınları uyarılmalıdır. Hastayı strese sokacak davranışlardan kaçınmaları kendilerine hatırlatılmalıdır.

Hastalar muhakkak psikolojik destek almalılar ve doktorlarca ilaç verilmiş ise aksatmadan kullanmalıdırlar.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top